Irak
Batı Asya ülkesi

Irak, resmî adıyla Irak Cumhuriyeti, Batı Asya'da yer alan bir ülkedir. Güneyde Suudi Arabistan, kuzeyde Türkiye, doğuda İran, güneydoğuda Basra Körfezi ve Kuveyt, güneybatıda Ürdün ve batıda Suriye ile komşudur. Irak, 438.317 km2 (169.235 sq mi) bir alanı kapsamaktadır ve yüzölçümü bakımından dünyanın 58. büyük ülkesi olup, 46 milyonu aşkın nüfusuyla en kalabalık 31. ülke konumundadır. 8 milyondan fazla nüfusa sahip olan Bağdat, ülkenin başkenti ve en büyük şehridir.
Ortadoğu’daki dengelerin tamamen değiştiği Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Osmanlı’nın bu topraklar üzerindeki egemenliği ağır darbeler yemeye başladı. İngilizlerin kışkırtmalarıyla Mekke Emiri Şerif Hüseyin bin Ali ve oğulları, Osmanlı’ya karşı ayaklandılar. Onlara vaat edilen “Büyük Arap Devleti” ise, savaş sonrası yapılacak gizli anlaşmalarda hayal kırıklığına uğrayacakları bir kurguydu. Zira bu planların ardında, bölgenin emperyalist güçlerce paylaşılmasına dayanan başka bir senaryo vardı.
1916 yılında Kahire’de imzalanan Sykes-Picot Anlaşması, Ortadoğu’nun geleceğini baştan sona değiştiren bir belge oldu. İngiliz subayı Mark Sykes ile Fransız subayı François Georges-Picot’un hazırladığı bu anlaşma, bölgenin haritasını tamamen yeniden çizdi. İngiltere ve Fransa, çıkarlarına göre belirledikleri yapay sınırlarla Musul, Bağdat, Basra gibi toprakları kendi denetimleri altına aldı. Böylece modern Irak’ın temelleri atılırken, bu yeni devletin geleceği de emperyalistlerin çıkar hesaplarına bağlı kalacaktı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşı kaybetmesiyle birlikte, İngilizler 1920 yılında Musul, Bağdat ve Basra bölgelerini birleştirerek Irak’ı resmi olarak kurdular. Doğrudan yönetim kurmayı hedefleyen İngiliz yönetimi, halkın özellikle Şii topluluklarından sert tepkilerle karşılaştı. Necef başta olmak üzere Şii ağırlıklı bölgelerde isyanlar patlak verdi. Sonunda İngilizler, Mekke Şerifi Hüseyin’in oğlu Faysal’ı Irak kralı olarak atayarak hem bölgedeki hâkimiyetlerini pekiştirdiler hem de İslam dünyasındaki nüfuzlarını artırma yoluna gittiler.
Kral Faysal’ın yönetimi, Arap ulusçuluğunu benimseyen Sati el-Hüsri’nin Irak’a getirilmesiyle şekillendi. El-Hüsri’nin kurduğu Arap birliği anlayışı, ülke içinde ciddi tepkilerle karşılaşsa da zamanla Sünni ve Şii toplumlar arasındaki ilişkiler yumuşamaya başladı. Evlilik bağları ve ticaretin artmasıyla toplumsal kaynaşma hız kazanırken, 1928 yılında parlamentoda 88 üyenin 26’sını Şii temsilcilerin oluşturması, bu değişimin bir göstergesiydi. Faysal’ın hedeflediği güçlü ordu projesi ise Kürt ve Şii toplulukların direnişiyle engellense de, Irak devletinin temelleri bu dönemde atılmaya devam etti.
WEB_G_KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Irak